AVM İşçileri Anlatıyor | LTB Çalışanı: AVM’lerin Açılması Ticari Bir Kaygının Sonucu

Koronavirüs (Covid-19)  önlemleri kapsamında 21 Mart tarihinde AVM’lerde faaliyet gösteren birçok mağaza kapatma kararı almıştı. Bu süreçte birçok AVM çalışanı ya işten çıkarıldı, ya ücretsiz izin verildi. Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘normalleşme takvimi’ kapsamında berber, kuaför ve güzellik salonlarıyla birlikte alışveriş merkezlerinin açıklanacağını duyurmuştu. 11 Mayıs Pazartesi günü itibariyle birçok AVM kapılarını açmaya başladı.

LittleBig(LTB) mağazasında çalışan bir arkadaşımızla pandemi sürecinde neler yaşadığını, AVM’lerin açılma kararını nasıl değerlendirdiğini konuştuk.

Röportaj: Merve Yetkin

İlk koronavirüs (Covid-19) vakaları ortaya çıkmaya başladığı zamandan itibaren bir AVM çalışanı olarak neler yaşadın?

Ben bir buçuk yıldır satış danışmanı olarak çalışıyorum. Biraz kalabalık çalışıyoruz ve bulunduğumuz alış-veriş merkezi en çok ziyaret alan AVM’lerden biri. Çok fazla yabancı müşteri ağırlıyoruz. O yüzden çok endişeliydim. Erkek çalışan daha ağırlıklı bulunduğum mağazada ve onlar biraz da rahattılar bu süreçte. Biz kadın çalışanlar olarak panik halindeydik, panik halinde çalışıyorduk. Açıkçası ben yıllık izin alıp uzaklaşmak istedim. AVM’lerin ve bizim mağazamızın kapanması gündemde olduğu için vazgeçtim. AVM’ler kapanana kadar da çalıştım.

Çalıştığın mağazada virüse karşı ne gibi önlemler alındı? Alınan önlemler yeterli miydi?

Vakalar açıklanmaya başladığı süreçte herhangi bir önlem alınmadı ve çok da gerekli olmadığı söylendi. Önlem almadan bir süre devam ettik ama nereye kadar! Biz bazı arkadaşlarla -kadın arkadaşlar daha ağırlıklıydı- bireysel önlemler almaya başladık. Plastik eldiven takmaya başladık. O şekilde çalışmaya devam ettik. O süreçte televizyon kanallarında yapılan bütün açıklamalar maske kullanımının gerekli olmadığı yönünde olduğu için önlem almaya gerek olmadığı algısına kapıldık. Onun için sadece eldiven kullanarak çalışmaya devam ettik. Sonra eldiven yeterli gelmedi. Yine endişeliydik. Yönetimden bu konuda herhangi bir yaptırım olmadığı için çalışan arkadaşlar olarak el dezenfektanı, kolonya gibi arayışlara girdik. Fakat AVM’deki kozmetik vb. mağazalarda ve eczanelerde tükenmişti, bulamadık. Bu süreçte mağaza hiçbir şekilde yardımcı olmadı. Koruyucu malzemeleri biz kendimiz alacaktık.

Yasak Olmasına Rağmen Lavabolardaki El Dezenfektanını Şişelere Doldurarak Mağaza İçinde Kullandık

Mağazaya önlemler alınması gerektiğini söyledik, koruyucu malzemelerin alınması için talepte bulunduk. Fakat mağaza bize şuan için gerekli olmadığını söyledi. O yüzden biz kendi cebimizden eldiven aldık, kolonya/el dezenfektanı arayışına girdik. Vakalar artmaya başladıktan sonra önce AVM yönetimi lavabo girişlerine dezenfektanı koydu. Biz de çözümü kendimizce, tabiri caizse çaldık gibi oldu. Lavabolardaki el dezenfektanını sprey şişelerimize doldurup mağaza içinde kullanmaya başladık. Tabii bu yasak bir şey. Açıkçası gizli gizli yapıyorduk bunu. Vakalar artmaya başlayınca şirket durumun ciddiyetine vardı. Gerekli malzemeleri siz temiz edebilirsiniz, ücretlerini biz karşılayacağız denildi. Bizde mağaza kasasından koruyucu ekipmanları temin ettik, daha sonra mağaza kapandı zaten.

Alınan Tedbirler Çok Geç Alındı

Mağazaların kapanma süreci de sancılı geçti. Bizden önce birçok mağaza kapanmaya başlamıştı. Biz yine kaygılanmaya başlamıştık. Her gün işe gittiğimizde ‘Ne zaman kapatacaksınız? Daha ne kadar vaka bekliyorsunuz?’ diye isyanla çalışıyorduk. Sanırım AVM’lerin kapatılacağı ön görüldü ki bizim mağazamız AVM’lerin kapatılma kararından önce kapatıldı. Sonuç olarak alınan tedbirler için çok geç kalındı.

Virüs sürecinde çalıştığın süre zarfında başka gibi problemlerle karşılaştın?

Hiçbir önlem alınmayarak, aynı tempoda çalışmaya devam ettiğimiz için çok gergin çalıştım. Çünkü biz bir tekstil mağazasıyız. Yapılan açıklamalarda bu virüsün kumaşta en az 9 saat canlı kalabildiği söyleniyor. Her türlü kumaş barınan küçücük bir mağazada çalışıyoruz. AVM havalanan bir yer değil. Merkezi havalandırma sistemi ile çalışan bir yer. Bir havayı oradan oraya taşımaktan başka bir şey yapmıyor. İçerideki hava devridaim ediyor. Biz sadece 1 saatlik yemek molamızda dışarıya çıkıp hava alabiliyoruz. Onun dışında sürekli kapalı bir yerdeyiz. Nereden bakarsak bakalım endişe uyandırıcı. Zaten ben stresten aşırı etkilenen biri olarak korkarak çalıştım. İşe giderken ayaklarım sürekli geri gitti. İşten ayrılırsam sonrasındaki ekonomik sorunu ön görerek işten de ayrılamadım. Çalışmak zorunda da olduğum için katlanmaya çalıştım. Sonrasında bize alan endişe bütün mağazaya yayılmaya başladı.

Ayrıca bir problem de dışarıda yemek yiyor olmamız. AVM’de sirkülasyon çok fazla. AVM’de yemek yemek ne kadar sağlıklı, kullanılan tabak, çatallar ne kadar temiz olabilir. Bu kaygıyla birlikte evden yemek götürmeye başladım.

AVM’ler kapatılma kararı çalışanlar açısından nasıl karşılandı?

AVM’ler kapatılmadan bizim mağazamızda kapatılmaz diye düşüyorduk. O öngörümüzde yanıldık. AVM’lerin kapatılmasına çok sevindik fakat bu sefer maddi kaygı vardı. Nasıl ücret alacağımızı bilmiyorduk.

Bu süreçte hangi koşullarda eve gönderildiniz?(Ücretli/ücretsiz izin, Kısa Çalışma Ödeneği)

Bize Kısa Çalışma Ödeneği(KÇÖ) adı altında maaşımızın %60’ını devletin karşılayacağını ve devletin ödediği paranın üstüne hiçbir ekleme yapılmayacağını söylediler. Fakat Nisan ayının ödemesini dahi almadık biz. Bu süreçte yöneticilerimizle de görüştük. Onlarda mağdur aslında. Onlarında elinden hiçbir şey gelmiyor. Çünkü bu problem İŞKUR ile ilgili. Ben yaklaşık 2 aydır hiçbir ödeme almıyorum.

Bütün arkadaşlarımızla örgütlenip ayrı ayrı SGK’yı aradık. Hepimize verilen aynı bir cevap var: KÇÖ başvurunuz görülmüyor. Topu hemen şirkete atıyorlar. En sonunda yöneticiler müdahale etti. Herkesin farklı lokasyondaki İŞKUR’a bağlı olmasından kaynaklı hepsiyle teker teker görüşme yapıldığı için zaman almış. Yani böyle bir açıklama yapıldı ama zaman almış dedikleri bir iki hafta değil. İki aydan bahsediyoruz.

Peki, bu süreçte geçimini nasıl sağladın?

Ailemle yaşamanın avantajıyla ayakta kalıyorum. Hem düşündüğüm şey ailesiyle yaşamayan, kirasını/faturasını kendi ödemek zorunda olan arkadaşlarım nasıl yaşıyorlar. Sormaya bile cesaret edemiyorum.

AVM’lerin açılma kararıyla birlikte çalıştığın mağazada virüse karşı ne gibi önlemler alındı. Mağaza yönetimi bu konuya dair herhangi bir açıklamada bulundu mu?

Şirketin verdiği bilgilere göre çok kapsamlı bir önlem listemiz var. Eğer tedbirler bahsedildiği gibi yerine getirilirse riski azaltmış olabiliriz. Bu önlemler kapsamında tüm personellerin eldiven, maske ve koruyucu siperlik kullanma zorunluluğu var. Mağazaların girişlerinde el dezenfektanı bulunacak. Sosyal mesafe bantları yerleştirilecek kasalara.  Denenmiş ürünler dezenfektan kabininde bekletildikten sonra reyona alacağız. Müşterilere uygun bir dille zorunlu olmadıkça kıyafetleri denememeleri gerektiğini önereceğiz. Günde bir kere temizlik yapardık normalde. Şimdi iki saatte bir genel temizlik yapılacakmış. Eğer bunlar yerine getirilse önlemlerin yeterli olacağını düşünüyorum. Ama ne kadar uygulanacak kısmında kaygım yok diyemem. Çalışmaya başladığımda göreceğim.

Devletin Verdiği Maskelerin Poşetten Bir Farkı Yok, Bize O Maskelerden Verirlerse Kullanmak İstemem

Verecekleri maskelerin ne kadar kaliteli olacağı konusunda da çok büyük kaygılarım var. Devletin  bize verdiği -hala bana vermedi de anneme verdi öyle gördüm- maskelerin poşetten hiçbir farkı yok. Hiçbir koruyucu özelliği olduğunu düşünmüyorum. Kendime tıbbi maske aldım. Aralarında o kadar çok fark var ki kıyaslayınca anladım. O maskelerden vereceklerse ben onları da kullanmak istemem açıkçası.

Maskeler günlük mü verilecek?

Adet konusunda da bir bilgimiz yok. Sanırım bir güne bir maske verirler diye düşünüyorum.

Çalıştığın mağazada ve AVM’de havalandırma sistemleri ile ilgili herhangi bir çalışma veya ekstra alınacak önlem var mı?

Bununla ilgili ben yöneticime de soru sordum. Onların da bir bilgisi yok. Bana da hiçbir açıklama yapılmadı. Sanırım bir yaptırım olmayacak ve bu böyle devam edecek diye düşünüyorum. En azından bu havalandırma sistemi değişse, mağazalar ve AVM için genel bir dezenfektan sistemi olsa daha iyi olur. Asıl önlem bu konu aslında. İçeride hastaların ateşini ölçeceğiz mesela. Açılan mağazalarımıza genel bir ateş-ölçer cihaz göndermişler. Nasıl kullanılacağı bilinmiyor. Ateş ölçme zorunluluğumuz var ama ateş-ölçer tek kullanımlık olmayacak büyük ihtimal. Nasıl ölçeceğimize dair de herhangi bir bilgi yok.

Peki, şuan açılan mağazalarda bahsedilen önlemler yerine getiriliyor mu?

Pek fazla açılan şubemiz yok şuan. Yöneticimizden aldığımız ve bize yolladıkları görsellere göre alınan önlemler işliyor.

Tekrar çalışmaya ne zaman başlayacaksın?

Bu da net değil açıkçası. Bu pazartesi demişlerdi ama hazırlıklar yetişmedi sanırım. Net bir bilgi yok şuan.

Mağaza açılmaya başladığında çalışma saatlerinizde, mola saatlerinizde herhangi bir değişik olacak mı?

Bu konuda herhangi bir şey söylemediler. Çalışma saatlerinde bir değişiklik olacağını düşünmüyorum.

AVM’ler açılma kararını bir AVM çalışanı olarak nasıl değerlendiriyorsun?

Bu süreçte müşterilerin çok yıpratıcı davrandıklarını düşünüyorum. Kendileri tedbir almamakla birlikte bizim aldığımız tedbirlere de saygı duyulmuyordu. Uyarılar çok gereksiz bulunuyordu. Çalışmaya tekrar başladığımızda aynı şeylerin yaşanacağını düşünüyorum. Durumun ciddiyetinin hala farkında olmayan insanlar olduğuna çok eminim. Zaten varılmış olsaydı AVM’ler açılmazdı. Alış-veriş merkezinin elzem bir ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. AVM’de yer alan her şeyi online olarak da temin edebiliyoruz. AVM’ler kapalı bir alan olduğu için daha riskli buluyorum. Daha çok stres oluyor insan.

Bu verilen vaatler gerekli önlemlerin alınacağına dair ama çalıştığımız süreçte aşırı rahat ve sorumsuz davranıldığını düşüyorum. Bunların hepsi öfkeye ve gerginliğe sebep oluyor. Süreli gergin çalıştık. Sürekli olarak uyarılarda, taleplerde bulunduk ama son ana kadar hiçbiri karşılanmadı.

AVM’lerin Açılması Ticari Bir Kaygının Sonucu Sadece

Virüse karşı ilerleme var deniliyor ama bir arpa boyu mesafe yani. Ölüm azaldı, yoğum bakım azaldı, vakalar aynı. Berberler belki ihtiyaç olabilir. Onu eleştiremem ama alış-veriş merkezi bana göre en son seçenek. Alış-veriş merkezi keyfi bir nokta. İhtiyaçlarımızı karşılamamız için aslında o kadar çok seçenek var ki. O yüzden AVM’lerin açılmasını hiç gerekli bulmuyorum. Ticari bir kaygının sonucu bu sadece.

Eklemek istediğin bir şey var mı?

Alış-veriş merkezlerinde tuvaletler ortak kullanım. Bir haberde okumuştum sanırım 27 Mayıs gibi AVM’ler yemek katları da açılacak. Restoranların açılması ayrı bir konu açılmaması ayrı bir konu. Kişisel olarak ben yemek yemeye cesaret edemem. Normal de bizim çalıştığımız AVM’de yemek katlarında bir izdiham oluyor. Açılmasa bu sefer de her zaman evinden yemek getiremeye bilirsin sonuçta. Bir sürü çalışan AVM’de. Lavabo-tuvalet meselesine gelecek olursak buralar hem çok özensiz kullanılıyor hem de çok kalabalık oluyor. Bizim çalıştığımız AVM’de uzun tuvalet kuyrukları oluyordu.

Çok Fazla Belirsizlik var Yorgunluktan Kimsenin Direnmeye Gücü Kalmadı

Daha çalışmaya başlamadığımız için büyük bir belirsizlik var aslında. Açıkçası ben şirketime güvenmiyorum. Umarım önlemler yerine getirilir. Sonuçta çalışmak da zorundayız. Haberlerde ‘Bu virüsle yaşayabiliriz, hiçbir zaman yok olmayabilir.’ cümlesini duydum. O yüzden nereye kadar kaçacağız psikolojisi de oluşmaya başladı.

Çok fazla belirsizlik var. Hangi birine takılıp hangi birini dert edineyim ki. En son lanet edip ne olacaksa olsun deyip hepsinin peşini bırakıyorsun. Yorgunluktan kimsenin savaşmaya, direnmeye gücü kalmadı. Bir problemi halletmeye çalışıyorsun ‘Bu nedir, nasıl çözülecek’ diyorsun bakıyorum o belirsizliğin arkasında 20 tane belirsizlik var. Ben hangisini sorgulayacağım, kaçının cevabını alabileceğim. İpin ucunu bırakıyorsun, bekliyorsun.