Maaşlarını Alamayan Babacan Port Royal İşçilerinin Direnişi Devam Ediyor

İstanbul Sefaköy’de bulunan ana firmanın Babacan Port Royal olduğu taşeron firmada çalışan 19 işçi aylardır maaşlarını alamıyor. Kimisi 2 aydır, kimisi 4 aydır taşeron firma tarafından maaşlarını alamayan işçiler Babacan Port Royal satış ofisinin önüne gelerek eylem yaptı. İnşaat işçileri hem taşeron firma yetkilileri hem de Babacan Holding yetkilileri tarafından sürekli bekletildiklerini, herhangi bir çözümün yapılmadığını belirtti.

Röportaj: Merve Yetkin – İsmail Aydın

Çözüm olarak eylem yapmaya karar veren işçiler, 10 Mart Salı günü Sefaköy’de bulunan Babacan Port Royal satış ofisinin önünde bir araya geldi. “Sadece hakkımız olanı istiyoruz” diyen işçiler, yaşadıkları süreci, eylem yapmaya nasıl karar verdiklerini anlattı.

Çalışmak için Sultanbeyli’den gelen işçi Ali Erdem Boy, kimsenin kötülüğünü istemediklerini sadece ücretlerini almak istediklerini belirterek şu ifadeleri ekledi.

“Arada Biz Kalıyoruz”

“Bankadan kredi çektim ve 25 bin TL borcum var. Ayda bin TL bin TL ödemem gerekiyor ama nasıl ödeyeceğim bilmiyorum. 7 nüfusa bakıyorum. Evim kira. Yani geçinmek çok zor. Biz sadece ekmek paramızın derdindeyiz.” dedi. Ana firma yetkililerinin bu durumla ilgili nasıl bir tutum sergilendiklerini sorduğumuzda “Taşeron firma ödememizi yapmadı. Ana firma ise bizi dikkate almıyor. Suçu birbirlerine atıyor. Ana firma diyor ki ‘Taşeron firma ile anlaştık. Taşeron firma sizin ödemenizi yapmalı’ diyor. Taşeron firma ise ödeme yapmıyor. Arada biz kalıyoruz. Biz koordinatör ile de görüştük, proje yetkilileri ile görüştük. Bize dediler ki ‘Taleplerinizi Babacan Holding’e ileteceğiz. Size dönüş yapacağız.’

Biz Kimsenin Kötülüğünü İstemiyoruz Biz Paramızı İstiyoruz

Yetkililer tarafından 10 gündür bir cevap gelmesini bekleyen işçiler, seslerini duyurmak için eylem yapmaya karar vererek ana firmanın önüne geldi. Aylardır geçim sıkıntısı yaşadıklarını, bankalara borçlandıklarını belirten işçiler: “İnsanlar diyor ki ‘Abi para nerede, çalışıyorsunuz nerede alacağınız.’ Sıkıntı içerisindeyiz burada. Biz kimsenin reklamını yapmıyoruz, kimsenin kötülüğünü istemiyoruz. Biz ücretimizi alırsak neden insanları kötüleyelim. Koca holdingdir niye kötüleyelim ki onları.” dedi.

Ana firmanın avukatı ve kendisini firma yetkilisi olarak tanıtan bir kadın işçilerin yanına gelerek yaşanılan bu durumun ana firma ile alakasının olmadığını, sorunlarını taşeron firma ile halletmeleri gerektiğini söyledi. Oysaki hukuken ana firma sorumluluğu paylaşıyor.

Daha sonra kendisini firma yetkilisi olarak tanıtan bir kadın, “Satış ofisi önünde eylem yapamazsınız. Yanlış taşeron firma ile anlaşmışsınız, bu bizi ilgilendirmez” diyerek işçilere tepki gösterdi.

Firma avukatı ise işçilere eylem yaparak suç işlediklerini, firmanın itibarını zedelediklerini belirterek eylem alanına gelen polislerden işçilere müdahale etmelerini istedi. İşçiler, firmanın tutumuna karşı “Biz mağdur durumdayız ve yasal olarak hakkımız neyse yapacağız, sonuna kadar direneceğiz” dediler.

 

“Bizim Hakkımızı Versinler Kendilerinden Fazla Para İstemiyoruz”

Hatay’dan çalışmak için İstanbul’a gelen işçi Bülent Kılıç, “Bizim hakkımız versinler. Biz kendilerinden fazla para istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz.” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bizim paramızı verdikten sonra zaten eyleme devam etmenin de bir anlamı yok. Bizim paramızı verselerdi biz ana firmayı kesinlikle mağdur etmezdik. Biz dedik ki onlara ‘Sizin bünyenizde çalışalım işinizi bitirelim.’ dedik. Kabul etmediler. O zaman versinler hakkımızı çekip gidelim.”

Firma yetkililerinin ‘İşçiler işi yavaşlattı’ iddialarına karşı konuşan işçi İsmail Tüllü, “Firma yalan söylüyor. Biz işi falan yavaşlatmadık. Onlara dedik ki paramızı verin. Gerekirse sizin bünyenizde çalışalım. İşi bitirelim. Kabul etmediler. Madem iş yavaşlatıyormuşuz o zaman deselerdi ‘Alın paranız, siz işimize yaramıyorsunuz. Çekin gidin’ deselerdi. Neden bizi 6 ay beklettiler. Yalan söylüyorlar. Ben 3 bin metre yer kapattım, dış cephede çalışıyorum. Yaptığımız işten memnun kalmasalardı işten çıkarırlardı. Taşeron firmanın müdürü ana firma ile konuşup, ‘İşçilerin parasını verin’ dedi. Fakat bizim paramızı vermediler. Buraya gelen avukat hanım yalan söylüyor. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Kimsenin kötülüğünü istemiyoruz. Biz yağmacı değiliz ki yolu kapatalım, Babacan Holding’i kötüleyelim.”

Bu süre boyunca borçla geçimini sağlamaya çalıştığını belirten Tüllü, “Bankaya 3 bin TL borcum var. Bir soğan alacak param yok cebimde. Paramızı versinler çekip gidelim.” dedi.

Hakkını Arayan İşçilere ‘İşten Atıldınız’ Mesajı

Hakları olan maaşlarını almak için eylem yapan işçilere eylem sırasında firma tarafından mesaj atıldı. “4-A kapsamına ait işin sonlanması nedeniyle işten ayrılış bildiriminiz 29.02.2020 tarihinde yapılmıştır.” İfadelerinin yer aldığı mesajda işçilerin 10 gün önceden çıkışlarının yapılmış olduğu belirtildi.

Türkiye’nin farklı illerinden çalışmak için gelen birçok işçi, şantiye alanında bulunan konteynerlerde kalıyor. İşten atıldıklarını mesaj yoluyla öğrenen işçilerin kişisel eşyaları firma yetkilileri tarafından şantiye alanının dışına atıldı. Daha sonra şantiye alanına gelen işçiler, firma yetkililerine “Eşyalarımızı atamazsınız, paramızı verin” diyerek tepki gösterdi. Haklarını isteyen işçilere polis müdahale etti ve müdahale sonucu işçi Emrah Gökay, GBT’si yapılmak üzere gözaltına alındı. İşçi, daha sonra serbest bırakıldı.

İşçiler Pazartesi Gününü Bekliyor

Firma yetkilileri ile işçiler arasında geçen görüşmede ödenmeyen ücretlerin Pazartesi günü (16 Mart) yatırılacağı söylendi. Pazartesi günü olumsuz bir yanıt alınması durumunda işçilerin eyleme devam edecekleri öğrenildi.