Yemeksepeti Banabi Çalışanı ile Röportaj | Pandeminin En Kazançlı Şirketlerinden Yemeksepeti’nde Meslek Hastalığı, Mobbing, Ücretsiz İzin

 

 

“Pandemide vızır vızır çalışan büyük bir şirketin bana yaptığı haksızlıktı. Pandemiyi fırsat bilerek hastalığımdan dolayı başka bir pozisyona vermek ya da haklarımı verip işten çıkarmak yerine beni ücretsiz izne mahkum ettiler. Bunu bütün işçilere sistematik olarak yapıyorlar.”

 Röportaj: Meryem Betül Topkaya – Rohat Uygur

14 milyon kullanıcısı olan, günde aldığı 480 bin sipariş ile pandemi sürecinin en kazançlı şirketlerinden Yemeksepeti Banabi’de, meslek hastalığına yakalanmasının ardından ücretsiz izne çıkartılan depo çalışanı Serkan Laleoğlu; iş yerinde yaşadığı hak gasplarını, maruz kaldığı mobbingi ve ücretsiz izne çıkarılma sürecini Yaşar Usta Emek Portalı’na anlattı.

 

İsmim Serkan Laleoğlu, Temmuz 2019’da Yemeksepeti’nin Banabi projesinde çalışmaya başladım. Önce motorcu olarak başlayıp, sonra depo sorumlusu olarak devam ettim. Bir süre sonra ağır yük kaldırmaktan ve uzun süre ayakta durmaktan boyun fıtığı oldum, bunun meslek hastalığı olduğuna dair rapor aldım. Doktor “servikal disk bozuklukları” diyerek 85 gün rapor verdi. Rapor süresi dolduktan sonra iş yerine gittim ve ertesi gün bölge müdürü bir kağıt ile gelerek, pandemiden dolayı işten çıkarmaların yasak olduğunu ve beni ücretsiz izne çıkaracaklarını söyledi. Kağıtta üstlerine itaatsizlik, işini yapmama gibi yanlış bilgiler yazıyordu. Kabul etmeyeceğimi söyledim. O gün doktor rapor vermişti, raporum bittiğinde ücretsiz izne çıkardılar. Ücretsiz izne çıkarılmam, müdürün bana “oğlum” diye hitap etmesiyle başlattı. Şirket bir tane tişört veriyor. O gün tişörtüm ıslaktı, tişörtü motorun üstüne koyarak kurumasını bekliyordum. Müdür: “Tişörtünü giy, dedi. Kurumasını beklediğimi söyledim. Bağırarak “oğlum” şeklinde hitap ederek: “Eşin elinde yıkasaydı,” dedi. Bu olaydan sonra, boyun fıtığım sebebiyle başka pozisyona vermek yerine ücretsiz izne çıkarttılar.

Bana 1177 lira veriliyor. Bu parayla nasıl geçineceğimi bilmiyorum. Yemeksepeti Banabi, çalışanlarının ücretlerini verebiliyor, yemeklerini sigortalarını yatırabiliyor. Pandemide vızır vızır çalışan büyük bir şirket bu. Bana yapılan haksızlıktı. Pandemiyi fırsat bilerek hastalığımdan dolayı başka bir pozisyona vermek ya da haklarımı verip işten çıkarmak yerine beni ücretsiz izne mahkum ettiler. Bunu bütün işçilere sistematik olarak yapıyorlar. Arkadaşlarım da şunu söylüyor: Bize yalan yanlış tutanaklar tutup, bizi sindirmeye çalışıyorlar. Bir iş arkadaşım motordan düşmüş, kolu kan toplamış. Doktor üç gün rapor vermiş. Arkadaşın priminin %90’ını “rapor aldın” bahanesiyle kesmişler. Bunlar oluyor şirkette.

Benim şu an işim hazır. Bir markette mağaza sorumlusu olarak işe girecektim; ama burada ücretsiz izinde olduğum için giremiyorum. Yemeksepeti yetkilileri ile görüştüm. “1177 lira ile geçinemeyeceğim için iş buldum. Yasak bitince haklarının tamamını vereceğiz diyorsunuz. Şu an verin, istifa edeyim,” dedim. Kimse kabul etmedi. Whatsapp’tan: “İşe girmen konusunda şirket açısından sorun yok,” yazdılar. Güvenemedim. “Size güvenerek öyle bir şey yapmam. Detaylı şekilde mail atarsanız olur,” dedim. “Kimse sana mail atmaz,” diye cevap verdiler.

Evliyim, bir çocuğum var. 1177 lira ile nasıl geçineceğim? Evimin kirası zaten 1400 lira, ekstra ödemelerim de var. İşe girerken şirkete güvendik, borçlandık. Şimdi “işe geri alın” diyorum, almıyorlar. Defalarca Patron Nevzat Aydın’ın Twitter paylaşımlarının altına yazdım. “İyilik bulaşıcıdır,” yazmış. İzmir depreminde enkaz altından çıkartılan küçük kız çocuğunun eğitim masraflarını yaşam boyu karşılamayı teklif ediyor; ama kendi personelini haksız yere işten çıkartıyor. Şirkette disiplin kurulu var. Depoda hata yaparsan önce uyarı, sonra kınama, sonra uzaklaştırma, son olarak da işten çıkarma cezası uygulanıyor; ama bazen de bunların hiçbiri yapılmadan depoda olmayan çalışanları şahit gösterip tutanak tutup tehdit ediyorlar. Mesela müdür bir ay önce Umut adında bir çalışanı tehdit etmiş. Umut da video çekmiş. Sadece bizim depoda değil, birçok depoda yöneticiler koltuklarını korumak için bunları yapıyor.

Şimdi de beni sindirmeye çalışıp, işten istifa etmemi bekliyorlar. Ben de direniyorum işte…